Zemin Etüd

Close

FREE QUOTE TODAY

Fill out the form below and get a free quote today.




Jeolojik-Jeoteknik ve Jeofizik Çalışmalar

HANGİ ÇALIŞMALARI KAPSAR?

Bina, yol, baraj, tünel, vb. gibi mühendislik yapılarının tasarlanması, inşa edilmesi ve faaliyete geçirilmesi için gerekli jeolojik parametrelerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi çalışmalarını kapsar. Gözlemsel Zemin Etüt ve Sondaja Dayalı Zemin Etüt olmak üzere ikiye ayrılır.

Gözlemsel Zemin Etüdü;

Tek katlı basit yapılar için zeminde açılan gözlem kuyusundan alınan numuneler ve arazi gözlemleri sonucunda yapılan zemim çalışmalarını kapsar.

gozlemsel-zemin1
gozlemsel-zemin
gozlemsel-zemin3

Sondaja Dayalı Zemin Etüdü;

Basit yapılar dışında kalan diğer yapılar için sondaj ile zeminden numune alınarak yapılan etütlerdir. Sondaj sırasında ayrıca SPT (standart penetration test), CPT, Pressiyometre vb. arazi deneyleri de yapılmaktadır. Sondajda alınan örselenmiş-örselenmemiş numunelerin zemin mekaniği laboratuvarlarında analiz edilmesi ve arazi deneyleri ile birlikte zeminin jeolojik parametreleri belirlenerek raporlanır.

Sondaj Çalışması
sondaj1
Presiyometre Deneyi

JEOFİZİK ÇALIŞMALAR

Sismik Kırılma ve Yansıma Etüdleri

Sismik yöntemde bir kaynakla oluşturulan elastik dalgaların yer içinde kırılarak veya yansıyarak yayılmalarına ilişkin yol alış zamanları ölçülür. Bu zaman-uzaklık kayıtları daha sonra uygun yöntemlerle işlenerek katmanlı ortamların kalınlık ve sismik dalga hızlarını belirleyen yer altı modelleri oluşturulur.
Sismik dalgaları üretmek için patlayıcılar ve diğer enerji kaynakları, bunun sonucu meydana gelen yer hareketini saptamak için de sismometre veya jeofon sistemleri kullanılır. Temel sismik arama tekniği sismik dalgaların üretilmesi ve kaynaklardan jeofon serilerine giden dalgalar için gerekli zamanı ölçmekten ibarettir.

sismik3
sismik2
sismik1

Sismik MASW-REMİ Uygulamaları

Yüzey dalgası analiz yöntemlerinde, yer altındaki tabakalı yapıların kesme dalgası hızının (Vs) derinlikle değişiminin hesaplanması amacıyla Rayleigh dalgasının dispersif özelliğinden faydalanır. Yüzey dalgası yöntemleri aktif kaynaklı ve pasif kaynaklı yöntemler olmak üzere iki ana grup altında toplanabilir. Pasif kaynaklı yöntemler daha derin nüfus gücüne sahiptir. Özellikle ana kaya derinliğine ulaşılması gereken sahalarda etkin olarak kullanılabilmektedir. Bunun yanında, MASW yöntemi daha sınırlı nüfus derinliğine sahip olmasının yanında, etkin kaynak kullanılması ile daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. Özellikle Vs30 çalışmalarında ilk 30 metrenin önemi ve ince tabakaların tespitinde oldukça sağlıklı sonuçlar vermesi nedeniyle etkin kullanıma sahiptir.

sismik4
sismik5
sismik6

Elektrik Özdirenç (Rezistivite) Etüdleri

Yeryüzünün belirli noktalarından akım elektrotları yardımıyla yere elektrik akımı uygulanır. Bu alanın yer kabuğunda meydan getirdiği potansiyelin ölçülmesiyle yerin görünür özdirenç değerleri hesaplanır. Bu görünür özdirenç değerleri çeşitli değerlendirme yöntemleriyle gerçek özdirenç değerlerine dönüştürülür. Schlumberger elektrot açılımında da bir doğru boyunca akım ve gerilim elektrotları simetrik olarak yerleştirilmiştir. Gerilim elektrotları arasındaki b uzaklığı, akım elektrotlar uzaklığı 2s‘e göre çok küçük alınır.
Şekilde görüldüğü gibi:

Geometrik faktör ise;
K= π (s2/b- b/4)

Görünür özdirenç bağıntısı ise;
ρas = π (s2/b – b/4) ΔV/ I

Yer altı yapısını oluşturan birimlerin rezistivite değerlerini, kalınlıklarını, derinliklerini, birimlerin çevre kayaçlarla olan ilişkisini belirlemek yer altı suyunun durumunun tespiti amacıyla iki noktada düşey elektrik sondajı uygulanmıştır.
Alınan ölçüler hesaplanarak görünür özdirenç değerleri elde edilir.

direnc-etud
direnc-etud2

Mikrotremör Uygulamaları

Yer yüzeyinde kayıt edilebilen; aynı zamanda, zayıf ve düşük genlikli titreşimler mikrotremor olarak isimlendirilir. Mikrotremorların genliği genel olarak çok küçüktür ve yer değiştirmeleri  10-4 ve 10-2  mm düzeyinde olup insanların algılayabileceği sınırın altındadır. Bu şekliyle mikrotremor ölçümleri, doğal kaynaklı bir yöntemdir. Ayrıca mikrotremorlar, geleneksel sismik metotların aksine uygulanabilirliği, ucuzluğu ve sinyal/gürültü oranının düzeyi gibi güçlüklerin  üstesinden gelmesinden dolayı tercih sebebidir.

Zemine ait baskın periyot, zemin büyütmesi ve jeofizikçiler tarafından oldukça önemli bir parametre olan kayma dalga hızı (Vs) mikrotremorlar kullanılarak bulunabilir. Zemin baskın peryodu genellikle tek istasyon ya da Nakamura (1989) tarafından geliştirilen yatay bileşenin düşey bileşene oranı (Y/D) kullanılarak verilmektedir. Aynı zamanda bu yöntem kullanılarak büyütme değerleri de verilebilmektedir. Fakat genelde zeminler homojen olmadığından bu yöntemi kullanarak bu değeri vermek tercih edilmemektedir.

Sismometrelerin çalışma prensibi yer hareketine uyumlu salınım yapan basit bir sarkacın elektirik akımı üretmesine dayanmaktadır. Salınım peryodu değiştikçe elektrik akımının şiddeti de değişmektedir. Tek bir yöndeki (bileşen) titreşimlere karşı duyarlı olabileceği gibi üç yöndeki hareketlere de duyarlı olan sismometreler mevcuttur.

mikro1
mikro3
mikro2